Etik Bildirisi


 

Elektrik Sektörünün Etik İlkelere İhtiyacı Var

Neden elektrik sektöründe karşılaştığımız sorunlar her geçen gün fazlalaşıyor? Sizce bunun sebebi düzenleyici kurum olan EPDK’nın idari yaptırım gücünü yeterince etkin kullanamaması mı yoksa tedarik lisansı şirketlerin mevzuat ihlalleri mi? Yoksa bu ihlallere ortak olan şirket yöneticileri mi? Sektörde etik olmak gerekli midir? Lisans sahibi tedarik şirketlerinin etik değerleri varsa bile çalışanlarınız bunun ne kadar farkında? Yoksa elektrik sektöründe kuralsız ve ahlaki değerler kaybolmuş bir şekilde mi gelişiyor? Bu ülkenin genel bir sorunu mu yoksa elektrik sektörüne özgü bir olay mı? Elektrik ticaretindeki bu yozlaşma sektörde yerleşik bir hal alır mı?

İşte tüm bu soruların cevaplarını bulmak için düşünmeye başladım. En başından beri sektörde olanlar ile sektöre yeni başlayanların etik değerlerini ve profesyonel davranış ilkelerini belirlemek gerektiğini düşünüyorum. Elektrik sektöründe tedarikçisi, üreticisi, dağıtıcısı, bayisi, çalışanı, kamu kurumları kısaca herkes sektörden yakınıyor. Peki, şikâyet ettikleri konuyu değiştirmek için ne yapıyorlar?

Bence birçoğu hiç bir şey yapmıyor. Ancak şikâyet ediyor:

”Birileri bir şey yapsın”;” Devlet buna bir çare bulsun”; “Böyle iş mi olur?”

Devlet hangi birini yapsın? Her şeyi devletten beklemek ne kadar doğru? Biz ülkesi için birçok fedakârlıkta bulunmuş bir ecdadın torunlarıyız. Atalarımız da böyle düşünseydi, halimiz ne olurdu?

Önce evimizin önünü temizlememiz gerekiyor. Değişim istiyorsanız bunu beklememeli değişimi başlatmalısınız. Bunun için ise elinizi taşın altına koymalısınız. Bütün bunlar kolay olmayacak ama sonu güzel olacaktır. Güzel şeyleri örnek almalı ve bulunduğumuz yerden yukarısını hedeflemeliyiz.Ne demişler “Kötü örnek; örnek teşkil etmez”

Bu yazı sektördeki etik olgusu ve profesyonel davranış kurallarının ne kadar gerekli olduğunu göstermek için yazılmıştır. Elektrik sektöründeki etik davranış beklentisinin yüksek olduğunu biliyoruz. Aklı başında ve uzun süreli hedefler koyan lisans sahibi şirketlerin bu beklentiyi karşılayacak şekilde adil, güvenilir ve şeffaf hareket ederek sektörde bunun öncülüğünü başlatmalıdırlar. Peki, sizin hedefleriniz ne aşamada? Kısa sürede çok para kazanarak ortadan kaybolmayı mı düşünüyorsunuz yoksa uzun vadeli hedefleriniz mi var?

Rekabetin hızla arttığı, piyasada ayakta kalabilmenin yollarının değiştiği günümüzde iş hayatındaki gerçek sermayenin “güven” olduğunu unutmamalıyız. Ancak birçok şirket bu detayı atlıyor.

“İşletmenin temel amacı müşteri bulmak ve eldeki müşterileri tutmak olduğu için bir işletmenin iki temel fonksiyonu vardır; pazarlama ve İnovasyon. Pazarlama ve İnovasyon sonuç üretir. Diğer fonksiyonların hepsi maliyet üretir” Peter Drucker

Elektrik hizmeti zorunlu bir kamu hizmeti olduğu gibi aynı zamanda evrensel bir hizmettir. Enerjiye olan talebin bitmesi pek mümkün görülmediği düşünüldüğünde, uzun yıllar bu hizmeti kullanacak insanları mağdur ederek para kazanmayı hedefleyen lisan sahibi şirketlerin yöneticilik vasıfları sorgulanmalıdır. Tüketiciyi mağdur ederek sağlanan fayda uzun vadeli düşünüldüğünde şirketlere çok ağır maliyetler çıkaracaktır. Tüketici hassasiyeti ve bilincinin arttığı şu günlerde tüketici davranışını anlamak ve uygun yenilikleri pazarlama stratejileri ile hayata geçirmek sadece ileri görüşlü yöneticilere kısmet olacaktır. Elektrik hizmetinin satışı sadece fiyat kısmında maddi bir fark oluşturmaktadır. Bunun haricinde tüketici için önemli olan şey güven ve hizmet kalitesidir. Kısa bir zaman sonra piyasadaki fiyatlar çok yakın olacak.

Sizce o zaman tüketici kimi tercih edecek? Sizce kendisine yapılanları unutacak mıdır? Tüketicinin adalet terazisi biraz yavaş çalışır ancak emin olun doğru çalışır. Elektrik sektöründe bunu hep beraber göreceğiz.

Ülkemiz tüketici ve enerji mevzuatındaki gelişmeler, elektrik piyasasındaki rekabetçi ortam, artan lisans sahibi şirket sayısı, müşterileri sektörde her gün daha güçlü bir konuma getirmektedir.

Benim iddiam: etik değerlere bağlı elektrik şirketleri, profesyonel davranış kurallarını benimseyen personeli ile birlikte hizmet vermelidir. Çünkü tüketici dostu imajının söylemden çok fiiliyatta kamuoyuna gösterilmesi, şirketlerin güvenilirliğini ancak bu şeklide önemli derecede ve olumlu yönde etkileyecektir.

Bu yazıyı okurken bahsettiğim konular üzerinde bir düşünmenizi sonrada aşağıda sizlere yönelteceğim soruları değerlendirmenizi isteyeceğim.

Lisan sahibi bir şirketin ticari ahlak sahibi duyarlılığı sizce nasıl olmalıdır?

Bir kişi ya da lisans sahibi bir şirketin etik değerlendirmesini yaparken kriterler sizce ne olmalıdır?

Sizce etik davranış göstermesinin kişilere ya da kurumlara bir faydası olur mu?

Etik ve profesyonel davranışlarıyla isim yapmış şirkete ya da holdinge duyduğunuz güven bu kurumun iştirakleri ya da onların partnerleri ya da iş ortaklarına bakış açınızı ne şekilde etkileyecektir?

Gelişmiş ülkelerde de etik değerlere uygun hareket etmek asgari düzeyde beklenen bir yönetim biçimi olmuştur. Bu sebeple pek çok uluslararası şirket özel etik davranış kuralları oluşturarak veya etik davranışı ödüllendirerek bu ihtiyaca cevap vermektedir. Bu süreç önümüzdeki yıllarda daha da gelişecektir. Etik kuralların olmadığı bir ortamda güvenilir ve huzurlu bir yaşam sürmemiz beklenilemez. Bu sebeple gelecekte etik geçmişte olduğundan çok daha önemli bir hale gelecektir. Yöneticilerin sorumluluğu ise bambaşkadır. Yöneticilerin etik ilkeler doğrultusunda vereceği kararlar çalışanlarını ve tüketicileri kendi kontrolleri dışında etkilediği için etik değerler ve uygulamaları daha güçlü bir anlam ifade edecektir.

Lisans sahibi bir şirketin etik değerler konusundaki notunu verebilmek için önce kendi şirketinizde belirli kurallar ve hedefler belirlemeli, bunları yayınlamalı, kontrol ve teşvik etmelisiniz. Etik değerlere olan duyarlılık doğası gereği soyut bir kavram olduğu için öncelikle iyi niyet kuralları gözetilmelidir.

Bence etik kurallar belirlenmeli, şirket personelinin bilgilendirilmesi için yayınlanmalı ve bilgilendirme ile birlikte bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Ayrıca şirket hedefleri arasına büyüme, karlılık, üretim gibi hedeflerin yanısıra, etik ve sosyal sorumluluk hedeflerinin de plana dâhil edilmesi gereklidir. Hedefi olmayan her hareket başarısızlığa uğramaya mahkûmdur. Hedefi koyduysanız kontrol mekanizması da oluşturmalısınız. Etikten sorumlu bir organ ya da yetkilinin olması bu olguyu güçlendirecektir. Etik ilkelere uyan personelin ödüllendirilmesi, bu etik felsefenin satış aşamasında bir pazarlama unsuru olarak kullanılması da konunun pekişmesinde önemli rol oynayacaktır. Bunlar içinde en önemlisi etik kurallar ve profesyonel davranış kurallarının olumlu etkilerinin uzun dönemde ortaya çıkacağının, şirketin güvenilirliğine ve gelirlerine katkı sağlayacağının personel ve yöneticiler tarafından inanılmasıdır. Güzel ve yararlı şeylerin ortaya çıkması ve belli bir olgunluğa erişmesi zaman almaktadır. Bunun için sabırlı olunmalı ve sıkı çalışılmalıdır.

Tüketiciler hizmet sağlayıcılarının etik değerlere olan bağlılığını önemsiyor ve bunun şirketin kendi etik değerlerinin de bir göstergesi ve geliştiricisi olduğunu düşünüyorlar. Çok enteresan bir konu ise etik değerlere bağlı olan şirketler ile çalışmanın kendilerine oluşturacağı maliyeti de karşılamaya istekli olmalarıdır. Aslında tüketiciyi yanıltmadan, mağdur etmeden verilen hizmet, müşterilerinizi memnun ettiği gibi hizmet sağlayıcılarının çalışanlarını da mutlu ediyor. Mutlu olan çalışanların ise verimliliği artıyor. Bunun dışında etik değerleri ön plan çıkaran hizmet sağlayıcı firmaların, yetkin ve başarılı çalışanları bünyelerine çektiklerini de söyleyebiliriz.

Yüksek etik standartlar, kamunun ve tüketicilerin enerji piyasalarına güvenini korunması açısından kritik öneme sahiptir. Sektör paydaşları olan lisans sahibi şirketler etik konulara riayet etmeli ve çalışanlarını bu sorumluluk konusunda bilgilenmeye teşvik etmelidirler. Lisans sahibi şirketler ve sektör çalışanları EPDK’nın kendi mesleki faaliyetlerini yöneten yürürlükteki tüm kanunlarını, kurallarını ve düzenlemelerini öğrenmeli ve bunlara uymalıdır. Eksiklikleri ya da açıklık olmayan durumları suistimal etmek yerine yapacakları önerileri ile ilgililere bildirmelidirler. Tabi ki sektörden gelecek bu geri bildirimler de, kamu kurumları tarafından enerji piyasası için kritik öneme sahip veriler olarak algılanmalı ve iyileştirme yapılması için yapılacak bu geri bildirimler ivedilikle değerlendirilmelidir. Sektöre ilişkin öneri ve şikâyetleri dinlemek enerji tedarik hizmetini sunan ve kullananların ihtiyaçlarını karşılamak, sorunlarını gidermeye çalışmak ve devletimizin kurumlarına gelen geri bildirimleri uygulamaya almak sektöre önemli ölçüde kalite ve düzen getirecektir.


Bülent Çebin
Enerji Tüketicileri Derneği Başkanı